EPOS7'DEN "AVANGARD KURAMI VE GERÇEKÜSTÜCÜLÜK" SEMİNERİ
Konferans

Ezgi Bakçay’dan “avangard kuramı ve gerçeküstücülük” semineri, Türkiye’de ve dünyada başarısını kanıtlamış olan heykeltıraş ve mücevher tasarımcısı Aida Bergsen’in sanat atölyesinde gerçekleşti.  

Sanat kuramcısı, eleştirmen ve küratör Ezgi Bakçay’ın, “Gözün Öyküsü” seminerinde anlattığı Özgürleştirici Hayat Pratiği Olarak Sanat: Avangard kuramı ve Gerçeküstücülük, Aida Bergsen’in sanat atölyesinde gerçekleştirildi. EPOS 7 Derneği’nin düzenlediği Ezgi Bakçay ile “Gözün Öyküsü” semineri, Türkiye’de ve dünyada başarısını kanıtlamış olan heykeltıraş ve mücevher tasarımcısı Aida Bergsen’in sanat atölyesinde gerçekleşti. Seminerde sanat, özgürleştirici bir hayat pratiği olarak ele alınırken, Avangard kuramı ve gerçeküstücülük akımı ise detaylı olarak irdelendi. Katılımcılar; sanat kuramcısı, eleştirmen ve küratör Ezgi Bakçay’ın eşsiz anlatımını ilgiyle takip etti. Özgürleştirici Hayat Pratiği Olarak Sanat: Avangard kuramı ve Gerçeküstücülük Her şey 1916’da tarafsız İsviçre’nin Zürih kentinde Cabaret Voltaire’de, her şeyi söylemenin ve her şeyi yapmanın mümkün olduğu bir gece başladı: Leziz ceset oyunu, kolajlar, maskeler, anlamsız sözcükler, çılgınca danslarla sanat kurumunun kalesini yıkmak. Gerçeküstücülük; düş ve gerçek arasında kör ebe oyunuydu. Yaşamda ve sanatta, imgenin kuytusunda yasaksız bir yuva ararken, Avrupalı aydının son fotoğrafını bir bit pazarında bulduk. Gerçeküstücüler “Gözden düşmüş şeylerde, ilk demir konstrüksiyonlarda, ilk fabrika binalarında, en eski fotoğraflarda, nesli tükenmek üzere olan nesnelerde, kuyruklu piyanolarda, beş yıl öncesinin kostümlerinde, artık modası geçmeye başlayan bir zamanların gözde lokallerinde, beliren devrimci enerjiyi ilk fark eden onlardır. Katılımcılar semineri büyük bir ilgiyle takip etti. Seminere; EPOS 7 Dernek Başkanı Zafer Kozanoğlu başta olmak üzere dernek üyeleri hazır bulundu. İzleyicilerin ilgiyle takip ettiği seminere Berna Çebi, Fatoş Mildon, Ayşegül Tuncer, Gaye Mataracı, Selma Ongun ve Gizem Bingöl katıldı.


DİĞER ETKİNLİKLER
Sanatın yeşermediği bir alanda tasarımın eksik kalacağına inanarak, sanata desteği misyon edinen EPOS 7 Derneği ve İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nin iş birliği ile yürütülen “Troya’nın Ardından Sergisi” 4 Nisan’da kapılarını açıyor. 6 Mayıs tarihine kadar ziyaretçilerini ağırlayacak olan sergi, Darphane-i Amire’de sanatın ve tarihin enfes karmasını bir araya getiriyor. Troya’nın gizli hazinesini 21. yüzyıla taşıyan sergide 21 sanatçının, dünyanın en bilinen ve üzerinde en çok konuşulan antik kentlerinden Troya’yı yeniden yorumladığı eserlere yer veriliyor. 2018 yılının Troya Yılı olarak ilan edilmesi dolayısıyla birçok etkinliğe ve sergiye konu olan Troya Antik Kenti’nin izleri, “Troya’nın Ardından Sergisi” ile yeniden yaşatılıyor.
SANATÇILAR, TROYA İÇİN BİR ARAYA GELDİ
Prof. Dr Süleyman A. Belen danışmanlığında, Serkan Gedük ve Ayşe Balyemez’in küratörlüğünde gerçekleşecek olan Troya’nın Ardından Sergisi’nde; Ayça Uğur, Ayşe Balyemez, Ayşe Kurşuncu, Burcu Keskin, Burçin Öztunç Yıldırım, Birnur Derya Geylani, Gülfidan Özmen, Gizem Yükseler, Hasan Başkırkan, İrfan Aydın, N. Lerzan Özer, Mustafa Ağatekin, Metin Ertürk, Müjde Yücel Coşar, Önder Terzi, Pınar Güzelgün Hangün, İnayet Sevim Çizer, Sadettin Aygün, Yeşim Zümrüt, Zehra Çobanlı, Yasemin Yarol gibi isimlerin yapıtları yer alıyor.
TROYA’NIN HAZİNESİ, ÇAĞDAŞ BİR ÜSLUPLA SUNULUYOR
Anadolu topraklarında yoğrulmuş kırmızı çömlekçi çamurunun taşıdığı kültürel bellek, parlak Terra Sigillata astarına yansıyan görüntü ile günümüze tercüme edilirken, berrak beyaz renkteki porselen çamuru da Homeros destanının yalın bir anlatımını ve antik kentin mermer sütunlarının çağdaş bir temsilini sunuyor. Aynı topraktan kaynak bulan; fakat başka hikayeler anlatan seramik biçimler, geçmişten bugüne bir köprü kuruyor. Hikayeler, geçmişle bugünü farklı bakış açılarıyla yeniden kurgularken, seramik malzeme ile yaratılan çeşitlilik, bir yandan da aynılığı sürdürüyor. Eserlerde öne çıkan Tunç Çağı’nın siyahi rengi, seramiklerin demir kırmızısından siyaha varan tonları, Troya’nın mermer sütunlarının beyazı ve altın hazinelerin pırıltıları, sanatçıların çalışmalarında ortak bir dil birliği oluşturuyor.

Kültür ve sanat bilincinin geliştirilmesi alanındaki faaliyetlerinden sıklıkla söz ettiren EPOS 7 Derneği üyeleri, Psikiyatrist Dr. Gülseren Budayıcıoğlu’nun konferans tadında geçen söyleşisinin yanı sıra yeni kitabı “Camdaki Kız”ın tanıtımında bir araya geldi. Etkinliğe iş, sanat ve cemiyet dünyasından birçok ünlü isim katılım gösterdi.
İstanbullu Gelin dizisine eserleriyle esin kaynağı olan Gülseren Budayıcıoğlu, “Kader Motifi” kitabının ve Anadolu insanının deneyimlerinin anlatıldığı yeni kitabı “Camdaki Kız”ın hikayesini misafirleriyle paylaştı. EPOS 7’nin ev sahipliğinde gerçekleşen konferansta kitaplarını tanıtan Budayıcıoğlu’na iş, sanat ve cemiyet dünyasından birçok isim eşlik etti.
Kadınların tarih boyunca süregelen başarılarından, kadersel olaylardan ve ilahi adaletten bahseden Gülseren Budayıcıoğlu, konuşmasının ardından konukların sorularını yanıtladı.
Zafer Kozanoğlu’ndan teşekkür plaketi
Misafirler tarafından ilgiyle izlenen konferansta, EPOS 7 Derneği Başkanı Zafer Kozanoğlu başta olmak üzere; Başkan Yardımcısı Arzu Sabancı, Yönetim Kurulu Üyeleri Berrin Zorlu, Berna Çebi, Özgür Doğa Keleş, Beste Yurttaş’ın yanı sıra Fatoş Mildon, Tuana Savgı Kaya, Meral Yazıcı, Işıl Reçber, Petek Geçgören, Neylan Vardar, Tülay Dölen, Hande Sezer Pekçan, Şirin Yalçın, Gizem Bingöl Uslu, Gülbin Gürel ve Aslıhan Abacı gibi birçok tanınmış isim yer aldı. Ünlü psikiyatrist ve yazar Gülseren Budayıcıoğlu, konferansın sonunda konukların kitaplarını imzaladı. Zafer Kozanoğlu, değerli katkılarından dolayı Gülseren Budayıcıoğlu’na teşekkür plaketi sundu.

Copyright ©2015 - Epos7.org Tüm hakları saklıdır.