EPOS 7 Derneği “Gözün Öyküsü”
Konferans
EPOS 7 Derneği “Gözün Öyküsü” ayrı tarihlerde gerçekleşecek seminerler dizisi tasarlandı. Bu seminerler günümüz sanatını anlamayı, sanat yapıtlarını değerlendirebilmeyi, sanattan daha fazla ilham alabilmeyi kolaylaştırmak için düzenlendi.
2. Seminerimiz 16 Ocak 2018 tarihinde Hüsrev Kethüda Hamamı’nda düzenledi.
Her yönüyle fotoğraf sanatı
Sanat kuramcısı, eleştirmen ve küratör Ezgi Bakçay tarafından fotoğraf sanatının detaylı olarak ele alındığı seminer katılımcılar tarafından ilgiyle takip edildi. Çolak, fotoğrafçılığın ortaya çıkışından bu yana geçirdiği dönüşümü, diğer sanat dallarıyla olan etkileşimini görsellerle destekleyerek dinleyicilerle paylaştı. Sanatın fotoğraftan önce ve sonra nasıl bir çizgide konumlandığını, fotoğrafçılığın ortaya çıkışıyla birlikte sanat dallarının geçirdiği dönüşümü irdeleyerek izleyicilerle ilginç anekdotları paylaştı.
Ezgi Bakçay ile “Gözün Öyküsü”
Sanat, gizledikleri ve açığa çıkarttıklarıyla, vaatleri ve çelişkileriyle bizi kendine çekmeye devam ediyor. Bir yandan inatçı gizemini ısrarla koruyor; Diğer yandan kent hayatında her geçen gün daha geniş bir yer ediniyor. Çağdaş sanat herkesin sanatçı olabileceğini müjdelerken, neyin sanat olduğuna karar vermek bile giderek güçleşiyor. Çünkü tasarım, teknoloji, bilim ve sanat arasında çizilmiş sınırlar geçerliliğini yitirirken artık her şey sanat olabiliyor. Bu koşullar altında, tarihsel ve teorik bilgiye sahip olmadan sanatı derinlemesine anlamak mümkün görünmüyor.
Öykümüz 19. yüzyılın sonunda, Paris’te, sanat ve hayat arasındaki uçurumda yaşamış bohemlerle başlıyor. 20.yüzyılın ikinci yarısında sahne almış tüm önemli sanat akımlarını yaşayan bir dille ele alıyor. Seminerler sonunda bizleri, modern sanatın doğduğu kente, Paris’e bir keşif gezisi bekliyor.
1. Seminer:
Modern sanatçının uzlaşmaz çelişkisi: Olympia’nın bakışı, Kötülük Çiçekleri, bohemler, komplocular, barikatlar, bulvarlar ve pasajlar… Manet ve Baudelaire’i ilk modernler yapan nedir? Modern hayatın ressamının paletinde hangi renkler var? Modern görsel kültürün ve gözlemcinin inşaası.
2. Seminer
Cézanne’dan Picasso’ya yeni bir evren tasarımı: Kübizm. Picasso, Einstein ve 4.boyut, saatlerin gizemi, perspektifin yıkılması, bellek, hareket ve fotoğraf. Yüzyılın bilimsel dönüşümü ışığında sanat tarihinin unutulmaz tablosu “Guernica” yıl savaş fotoğrafçılığıyla birlikte tartışmak.
3. Seminer
Özgürleştirici hayat pratiği olarak sanat: Avangard kuramı, Dada ve Gerçeküstücülük. Her şey 1916’da tarafsız İsviçre’nin Zürih kentinde Cabaret Voltaire’de, her şeyi söylemenin ve her şeyi yapmanın mümkün olduğu bir gece başladı: Leziz ceset oyunu, kolajlar, maskeler, anlamsız sözcükler, çılgınca danslarla sanat kurumunun kalesini yıkmak. Fotomontaj, kolaj; yaşamda ve sanatta imgenin devrimci rolü ve özgürleşen seyirci.
4. Seminer
1917 Ekim Devrimi sonrası Sovyetler Birliği’nde ideolojik özgürlüğün ve yaratıcı enerjinin en üst düzeyde olduğu ilk 20-25 yıl tüm dünyayı etkileyecek sanat akımları doğurdu. Sanatçılar bu kez yeni bir dünya yaratmak için kolları sıvadılar. Onlar artık kültürün işçileriydiler. İnşa sanatı olarak Konstrüktivizm. Resim, heykel, mimarinin iç içe geçtiği yepyeni bir estetik. Yeni bir kent yaratmak. Modern, endüstriyel ve mimari tasarımın temelleri: Bauhaus okulu. Dziga Vertov’un “Kameralı Adam” filmi ve Rodçenko’nun fotoğrafları: Yeni Bir Dünya İnşa Etmek
5. Seminer
Fotoğrafta ve resimde soyut ve soyutlama. Kandinsky’ye göre ilkel insan tamamen sanatsal içgüdüyle yani uzay korkusunun sonucu olan soyutlama iç tepisiyle sanat yapar. Batı sanatı çıkmazı doğu kültürünün uzay algısında bulacak. Fotoğrafta soyut ve soyutlama üzerine düşünmek gerçeklik, sanat ve fotoğraf ilişkisini tartışmaya açmak demektir: Soyut Sanat ve fotoğraf
6. Seminer
Pop sanat, Andy Warhol ve postmodernizm... Popüler kültür, iletişim teknolojileri ve çağdaş sanat ilişkisinin değişiminde fotoğrafik imgenin rolü ve simülasyon… Kültür endüstrisinin çarkları arasında kültürel aktivizm ve çağdaş sanatın olanakları.

DİĞER ETKİNLİKLER
Sanatın yeşermediği bir alanda tasarımın eksik kalacağına inanarak, sanata desteği misyon edinen EPOS 7 Derneği ve İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nin iş birliği ile yürütülen “Troya’nın Ardından Sergisi” 4 Nisan’da kapılarını açıyor. 6 Mayıs tarihine kadar ziyaretçilerini ağırlayacak olan sergi, Darphane-i Amire’de sanatın ve tarihin enfes karmasını bir araya getiriyor. Troya’nın gizli hazinesini 21. yüzyıla taşıyan sergide 21 sanatçının, dünyanın en bilinen ve üzerinde en çok konuşulan antik kentlerinden Troya’yı yeniden yorumladığı eserlere yer veriliyor. 2018 yılının Troya Yılı olarak ilan edilmesi dolayısıyla birçok etkinliğe ve sergiye konu olan Troya Antik Kenti’nin izleri, “Troya’nın Ardından Sergisi” ile yeniden yaşatılıyor.
SANATÇILAR, TROYA İÇİN BİR ARAYA GELDİ
Prof. Dr Süleyman A. Belen danışmanlığında, Serkan Gedük ve Ayşe Balyemez’in küratörlüğünde gerçekleşecek olan Troya’nın Ardından Sergisi’nde; Ayça Uğur, Ayşe Balyemez, Ayşe Kurşuncu, Burcu Keskin, Burçin Öztunç Yıldırım, Birnur Derya Geylani, Gülfidan Özmen, Gizem Yükseler, Hasan Başkırkan, İrfan Aydın, N. Lerzan Özer, Mustafa Ağatekin, Metin Ertürk, Müjde Yücel Coşar, Önder Terzi, Pınar Güzelgün Hangün, İnayet Sevim Çizer, Sadettin Aygün, Yeşim Zümrüt, Zehra Çobanlı, Yasemin Yarol gibi isimlerin yapıtları yer alıyor.
TROYA’NIN HAZİNESİ, ÇAĞDAŞ BİR ÜSLUPLA SUNULUYOR
Anadolu topraklarında yoğrulmuş kırmızı çömlekçi çamurunun taşıdığı kültürel bellek, parlak Terra Sigillata astarına yansıyan görüntü ile günümüze tercüme edilirken, berrak beyaz renkteki porselen çamuru da Homeros destanının yalın bir anlatımını ve antik kentin mermer sütunlarının çağdaş bir temsilini sunuyor. Aynı topraktan kaynak bulan; fakat başka hikayeler anlatan seramik biçimler, geçmişten bugüne bir köprü kuruyor. Hikayeler, geçmişle bugünü farklı bakış açılarıyla yeniden kurgularken, seramik malzeme ile yaratılan çeşitlilik, bir yandan da aynılığı sürdürüyor. Eserlerde öne çıkan Tunç Çağı’nın siyahi rengi, seramiklerin demir kırmızısından siyaha varan tonları, Troya’nın mermer sütunlarının beyazı ve altın hazinelerin pırıltıları, sanatçıların çalışmalarında ortak bir dil birliği oluşturuyor.

Kültür ve sanat bilincinin geliştirilmesi alanındaki faaliyetlerinden sıklıkla söz ettiren EPOS 7 Derneği üyeleri, Psikiyatrist Dr. Gülseren Budayıcıoğlu’nun konferans tadında geçen söyleşisinin yanı sıra yeni kitabı “Camdaki Kız”ın tanıtımında bir araya geldi. Etkinliğe iş, sanat ve cemiyet dünyasından birçok ünlü isim katılım gösterdi.
İstanbullu Gelin dizisine eserleriyle esin kaynağı olan Gülseren Budayıcıoğlu, “Kader Motifi” kitabının ve Anadolu insanının deneyimlerinin anlatıldığı yeni kitabı “Camdaki Kız”ın hikayesini misafirleriyle paylaştı. EPOS 7’nin ev sahipliğinde gerçekleşen konferansta kitaplarını tanıtan Budayıcıoğlu’na iş, sanat ve cemiyet dünyasından birçok isim eşlik etti.
Kadınların tarih boyunca süregelen başarılarından, kadersel olaylardan ve ilahi adaletten bahseden Gülseren Budayıcıoğlu, konuşmasının ardından konukların sorularını yanıtladı.
Zafer Kozanoğlu’ndan teşekkür plaketi
Misafirler tarafından ilgiyle izlenen konferansta, EPOS 7 Derneği Başkanı Zafer Kozanoğlu başta olmak üzere; Başkan Yardımcısı Arzu Sabancı, Yönetim Kurulu Üyeleri Berrin Zorlu, Berna Çebi, Özgür Doğa Keleş, Beste Yurttaş’ın yanı sıra Fatoş Mildon, Tuana Savgı Kaya, Meral Yazıcı, Işıl Reçber, Petek Geçgören, Neylan Vardar, Tülay Dölen, Hande Sezer Pekçan, Şirin Yalçın, Gizem Bingöl Uslu, Gülbin Gürel ve Aslıhan Abacı gibi birçok tanınmış isim yer aldı. Ünlü psikiyatrist ve yazar Gülseren Budayıcıoğlu, konferansın sonunda konukların kitaplarını imzaladı. Zafer Kozanoğlu, değerli katkılarından dolayı Gülseren Budayıcıoğlu’na teşekkür plaketi sundu.

Copyright ©2015 - Epos7.org Tüm hakları saklıdır.